Etiketler

, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

annelik

 

 

Hep söylerim, sıklıkla da yazarım; “annelik zor meziyet” diye… Hatta eklerim; her durumda olduğu gibi “yaşamayan bilemez” şeklinde…

Oysa her birey, her konuda uzman bizim memlekette.. Kendi doğrularını, karşısındaki kişiye kabul ettirme derdinde… Ama öyle olmuyor ne yazık ki işte… Hele ki konu , insan doğası ise yenilemekte fayda var; her çocuk kendi kitabını yazıyor günümüzde…

Kızım doğduğunda da aynı girdaba düştük eşimle birlikte. “Emzik verilmeli mi..?” “Kucağa alıştırmak çok yanlış..!” Hele hele “ayakta sallamak; zinhar..!” dendi çevremizce… Hani her kafadan bir ses çıkma durumu mevcut ya; çıktı hakikaten… E bir yandan da bizim doğrularımız var hasbel kader, naçizane… Ne yapacağımızı şaşırdık; anne – baba olarak bocaladık haylice…

Sonra… Sonrası çorap söküğü gibi geldi deyim yerindeyse… Herkesi dinledik; kendi doğrularımızı uyguladık sessizce… Ben ki gözyaşına dayanamayanlardanım itiraf etmek gerekirse… Hele ki canınızın canı döküyorsa o gözyaşlarını, ağlıyorsa canhıraş bir şekilde… Olmadı; yapamadım, uyamadım kitaba, kendi kitabımı yazdım ben de zevkle…

Her ağladığında kucağıma aldım kızımı sessizce… Yeri geldi ayağımda salladım anneannemden gördüğüm şekliyle… Emzik vermedim ağzına belki ama dayanamadım tek başına yatağında uyuyamamasına… Aldım koynuma, izin verdim eli dudaklarımda uyumasına…

Tek derdim huzurlu, mutlu ve güven dolu bir evlat yetiştirmek oldu şimdi geriye bakınca… Çok da değil hani; kızım daha çocuk sayılır kafa kağıdında yazdığınca… Sadece mutlu olsun istedim, gözyaşlarına tanıklık etmeyi sevmedim. Her daim aldım kucağıma, koynuma, yatağıma… Özgüvenin; güçlü olmanın, dimdik durmanın;  ağlaya ağlaya uyumakla veyahut tek başına odasında ağlamaktan sızıp kalmakla sağlanacağına inanmadım, inanmıyorum hala…

Her seslendiğinde “buradayım..!” dedim. Her seferinde yanına gittim. Dokundum, öptüm, kokladım doyasıya… Hala da aynıyım; bakmayın bunları –di’li geçmiş zaman gibi anlattığıma… Varsın bölünsün uykularım, varsın kol ağrısı, boyun sızısı kalsın bana yadigar… Değil mi uzmanlardan aldığım muhteşem geri bildirimler var… Değil mi ki; hayata gülen gözlerle bakan, kendi ile barışık, huzur dolu, şen şakrak bir kızım var… Demek ki doğru yolu izlemişim diyorum içimden mutlulukla…

Pusulamın ibresini “yüreğimin götürdüğü yere” çevirdim; yürüyorum usulca…

Reklamlar