Hiçbir Şeyimsin…

Etiketler

, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

defter

 

Sen benim hiç bir şeyimsin
Yazdıklarımdan çok daha az
Hiç kimse misin bilmem ki nesin
Lüzumundan fazla beyaz
Sen benim hiçbir şeyimsin
Varlığın anlaşılmaz
Galiba eski liman üzerindesin
Nasıl karanlığıma bir yıldız olmak
Dudaklarınla cama çizdiğin
En fazla sonbahar otellerinde
Üniversiteli bir kız uykusu bulmak
Yalnızlığı öldüresiye çirkin
Sabaha karşı öldüresiye korkak
Kulağı çabucak telefon zillerinde
Sen benim hiçbir şeyimsin
Hiçbir sevişmek yaşamışlığım
Henüz boş bir roman sahifesinde
Hiç kimse misin bilmem ki nesin
Ne çok cığlıkların silemediği
Zaten yok bir tren penceresinde
Sen benim hiçbir şeyimsin
Yabancı bir şarkı gibi yarım
Yağmurlu bir ağaç gibi ıslak
Hiç kimse misin bilmem ki nesin
Uykum arasında cağırdığım
Çocukluk sesimle ağlayarak
Sen benim hiçbir şeyimsin.

Attilâ İlhan

Göze Almak…

Etiketler

, , , , , , , , , , , ,

Göze Almak

 

 

“Hani bazen insan;

birini yanında tutmayı bilemez ama onun yokluğunu da istemez…

Kaybetmeyi göze alamaz ama kazanmak için mücadele etmez…

Bağlanmaya cesaret edemez ama ondan tamamen kopmayı da beceremez.

Ne sevilmekten vazgeçer, ne sevmeyi bilir…

 

Hani çok sonra zaman geçer de kabeder ya…

İşte o zaman dökülür dudaklardan; itiraf edercesine:

‘Ne gözümü alabildim; ne göze alabildim…’

Can DÜNDAR

BU BİZİMKİ…

Etiketler

, , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

BU BİZİMKİ...
BU BİZİMKİ

Yıkıcı bir aşk bu,
Yıkıyor milletin ortasına
Tutku yükünü.

Bölücü bir aşk,
Ekmeği suyu bölüyor
Günde üç öğün.

Hain bir aşk bu,
Sizin eve hırsız girer
Onunkine polis.

Yasadışı bir aşk ,
Evlenmeyi
Hiç mi hiç düşünmüyor.

Soyguncu bir aşk bu,
En sıradan ezgilerden
Sevinçler devşiriyor.

Kökü dışarda bir aşk,
Dante ile Beatrice’inkine
Fena öykünüyor.

İşgalci bir aşk bu,
Samanlık sevişenin diyor
Başka şey demiyor.

Cemal Süreya.

2013 in review

WordPress.com istatistik yardımcı maymunları bu blog için bir 2013 yıllık raporu hazırladılar.

İşte bir alıntı:

Sydney Opera House’daki konser salonu 2,700 kişiyi barındırır. Bu blog, 2013 içinde yaklaşık 23.000 kez görüntülendi. Eğer bu Sydney Opera House’da bir konser olsaydı, bu kadar insanın onu görmesi kapalı gişe yaklaşık 9 gösteri alacaktı.

Raporun tamamını görmek için buraya tıklayın.

ARA

Etiketler

, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

araAralık 2012 tarihinden bu yana; Cumartesi ve pazar günleri hariç; aralıksız her gün yazdım bu sayfalara…

Kimi gün haykırdım, kiminde sustum, kiminde serzenişte bulundum,

gözyaşı döktüm usul usul…

Son yirmi gündür, memleketimin hali ortada…

Bazı zamanlar ne yazsan; ne kadar yazsan çare olamaz, çıkar yol bulamazsın…

Körelir kalemin ucu, yalnız bırakır cümleler seni, yaren olmaz paragraflar…

Davranışa dökmen gerekir duygularını;

meydanlara inmen, bağırman, deşarj olman, içini temizlemen gerekir…

Böyle bir ruh hali içindeyim nicedir…

İşte tam da bu sebepten;

elimde ay yıldızlı bayrağım;

sokaklarda, meydanlarda olacağım bendeniz bir süre…

O süre sonunda yine burada; kelimelerimle kucaklayacağım sizleri…

Aralık ayından bu yana takibiniz için; yorumlarınız için…

Ezcümle yanımda olduğunuz için çok teşekkür ederim…

Kısa bir mola sonrasında tekrar buluşmak dileğimle…

DUA

Etiketler

, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

sezen-dua

DUA

 

Ne hükümran kalır

Ne zulüm ne de kin

Öz değil dostlar

Öz değil bu biçim

   

Kulların kullara

Ettiğini etmiyor

En zalim harrı ateşin

   

Bugün dua ettim hepimiz için

Yüce tanrı bizleri affetsin

   

Ne para ne pul

Ne iktidar ne de güç

Bu değil gerçek

Bu değil gerçek

   

Bu kavga

Bir hayırsız düş

Uyanır neslim

Uyanır elbet

   

Bugün dua ettim hepimiz için

Yüce tanrı insanı affetsin

SEZEN AKSU

taksimı

Taksim Gezi Parkı, İstanbul

An Itibariyle Taksim…

Etiketler

, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

taksim

Kelimelere gerek var mi…? İzliyoruz; nasıl oluyorsa; hem de canlı canlı…

Kardeşimin Hikayesi-Zülfü Livaneli

Etiketler

, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Kitap_2446856

Bugün; yeni bir hafta ile birlikte, memleketimde Gezi Direnişi devam etse de biraz soluklanmak; bir nebze de olsa “çapulculuk”tan uzaklaşmak adına, size daha önce de bahsetmiş olduğum Kitap Kulübümüzde süregelen etkinliklerimizden sonuncusu olan Zülfü Livaneli’nin Kardeşimin Hikayesi’nin damağımda bıraktığı tattan bahsetmek istiyorum.

Daha sırada Nikos Kazancakis’in Zorba’sı var anlatmayı atladığım ama o başlı başına bir yazı konusu olduğu için bu satırlara karıştırmayacağım.

Zülfü Livaneli’nin; akıcı, kısa cümlelerden oluşan, kolay okunabilen roman dilini oldum olası severim. Beni etkileyen karakterlere hayat veren edebiyatçılarımızdan biridir. Bu yüzden de son kitabı Kardeşimin Hikayesi’ni, hiç zorlanmadan bir günde bitirdim. Hikayenin kurgusu beni hem şaşırttı, hem de tahminimde yanıltmadı…

Kitap her ne kadar anlatıcının dilinden kardeşinin hikayesini aktarıyor gibi görünse de aslında beni etkileyen; anlatıcının renkli (renksiz mi demeliyim..?) ve farklı karakteri & hayatı – fikirleri oldu… Yaşam görüşü bana ilk etapta müptelası olduğum Dexter karakterini anımsatsa da (İnsani duyguları öğrenme çabası) cümleleri düşündürdü; notlar aldım, paragraflarca yazdım üzerine…

Önceki kitabımız olan Zorba’dan taban tabana zıt görüşler içeren Kardeşimin Hikayesi; beni iki görüş arasında savurdu diyebilirim açıkyüreklilikle. Bira yanda; “İnsanların duygularını, hissettiklerini öğrenmek istiyordum ve bu eğitimi ancak edebiyat sağlayabilirdi.” Diyen bir kahraman (Kardeşimin Hikayesi), beritarafta “okuyarak değil, yaşayarak öğrenilir.” Diyen Zorba…

 Siz hangi taraftasınız..?

Mutlu haftalar…

Geçmişi unut, koy bir kenara

Yeni bir sayfa aç,

Kurtar benliğini dünden,

Bugünün çocuğu ol,

Bütün bilgeliği ve gülümseyişiyle gençliğin,

Şu anı hiç terketme ne olur…

Sonsuza uzanan şu günü terk etme..

MEVLANA

Şikayetim Var…

Etiketler

, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

sezen

Bugün içimi dökmek için, ufak bir önbilgi ile

yine Sezen’in sözlerine sığınacağım izninizle…

“Söz ve müziği Sezen Aksu’ya ait “Hakim Bey”i ilk kez 1996 yılında Zülfü Livaneli seslendirdi. Livaneli’nin müzikal çizgisine gayet paralel duran ve bu nedenle ona çok yakışan şarkı, 1998’de Levent Yüksel’in üçüncü albümünde de yer aldı. Bu ikinci düzenleme çok daha etkileyiciydi ama o da fazla ses getirmedi. Şarkıyı bir çok kişi Sezen Aksu’nun 2000 tarihli “Deliveren” albümünün CD baskısında yer alan “hidden track”den (gizli kayıt) dolayı biliyor. Albümün stüdyo çalışmalarından ses kayıtlarının yer aldığı “hidden track”de Sezen bu şarkıyı kaydetmek maksadıyla değil, o an aklına geldiği için, keyfi bir şekilde söylüyordu.

Bana sorarsanız Sezen Aksu’nun bütün şarkı yazarlığı kariyerinin sözü en ağır, en oturaklı, en derin bir kaç şarkı şarkısından biridir “Hakim Bey”. İster kendi hayatınızdan pay biçin, ister “fikri firarda, mahpusa sığmamış” nice yazarın, şairin, düşünürün hayatları dokunsun kalbinize, her cümlesinden farklı bir acı, isyan, öfke, ama bir yandan da umut büyüten, ancak bu ülkede, bu coğrafyada anlam bulacak, çok kıymetli bir şarkıdır.”

Şikayetim var cümle yasaktan

Dillerimi Hakim Bey bağlasan durmaz

Gelsin jandarma polis karakoldan

Fikrim firarda mahpusa sığmaz eyvah

 

Gün olur yerle yeksan olurum

Gün olur şahım devri devranda

Kanun üstüne kanun yapsalar

Söz uçar yazı iki cihanda eyvah

 

Sussan olmuyor susmasan olmaz

Dil dursa Hakim Bey tende can durmaz

Yazsan olmuyor yazmasan olmaz

Kaleme tedbir koma tek durmaz

Öğrenci Andı

Etiketler

, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

andımız

Türkiye’de, ilköğretim okullarında her sabah okunan, 23 Nisan 1933 günü Milli Eğitim Bakanı Reşit Galip tarafından hazırlanmış ve o günden beri okunan şiirdir.

1990’lı yılların başlarında değişikliğe uğramıştır.

Öğrenci andı 1997’de yapılan son revizyonla beraber bugünkü halini almıştır:

Türküm,

Doğruyum,

Çalışkanım,

İlkem;

Küçüklerimi korumak,

Büyüklerimi saymak,

Yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir.

Ey büyük Atatürk;

Açtığın yolda,

Gösterdiğin hedefe,

Durmadan yürüyeceğime and içerim.

Varlığım;

Türk varlığına armağan olsun.

Ne mutlu Türküm diyene!

1972-1997 arası:

Türküm,

Doğruyum,

Çalışkanım!

Yasam;

Küçüklerimi korumak

Büyüklerimi saymak,

Yurdumu milletimi özümden çok sevmektir.

Ülküm yükselmek ileri gitmektir.

Ey bugünumuzu saglayan ulu Atatürk!

Açtığın yolda, kurdugun ülküde, gösterdiğin amaçta, hiç durmadan yürüyecegime and içerim.

Varlığım;

Türk varlığına armağan olsun.

Ne mutlu Türküm diyene!

1933-1972 arası;

Türküm,

Doğruyum,

Çalışkanım!

Yasam;

Küçüklerimi korumak

Büyüklerimi saymak,

Yurdumu milletimi özümden çok sevmektir.

Ülküm yükselmek ileri gitmektir.

Varlığım;

Türk varlığına armağan olsun.